DÜNYA TURU
12 Şubat 2017 Pazar
Leyleğin Güncesi: CANLARIN RAKSI
Leyleğin Güncesi: CANLARIN RAKSI: Bütün Bilgilere Sahip Olmak, Bilgeleşmek, Bize Ne Kadar da Tuhaf Geliyor değil mi? Ben her şeyim dediğinde ise aşkı tanımış oluyorsun, yin...
10 Şubat 2017 Cuma
YENİ AVRUPA
YENİ AVRUPA GEZİSİ
25 MART-02
NİSAN 2017
(8 GECE 9
GÜNDÜZ)
PARİS-MADRİD-BARSELONA-BRÜKSEL-ROTERDAM-AMSTERDAM-KİEV
(5 ÜLKE/7
ŞEHİR)
·
* 25 MART 2017 (CUMARTESİ)/PEGASUS
10:30 ANKARA(ESB)/ PC-101
- 11:35
İSTANBUL
SABİHA GÖKCEN(SAW) -16:20 PARİS (ORLY(SUD)-ORY
·
* 26 MART 2017 PAZAR (PARİS)
· *
27 MART 2017( PAZARTESİ ) (30 EURO)
(PARİS-MADRİD)/RYANAIR
09:25 PARİS(BEAUVARİS)/ QMTL2F- 11:35 MADRİD T1 (FR 5445)
· *
28 MART 2017 (SALI)
(MADRİD-
BARCELONA)
· *
29 MART 2017 (ÇARŞAMBA )( 20 EURO)
(BARCELONA- BRUSSELS)/ RYANAIR
(BRUSSELS- ROTERDAM)
·
* 31 MART 2017 (CUMA)
(ROTERDAM-AMSTERDAM)
· *
01 NİSAN 2017(CUMARTESİ)
AMSTERDAM
·
*02 NİSAN 2017 (PAZAR)
·
AMSTERDAM –UKRAYNA-ANKARA/UKRAINE INTERNATIONAL AIRLINES
05:30 (PS 721 )AMSTRDAM (SCHİPHOL HAVALİMANI (AMS)- 09:20 UKRAYNA (KİEV)-
BORİSPOL(KBP)
20:00UKRAYNA (KİEV)-
BORİSPOL(KBP)-21:55 ANKARA(ESB)
6 Mart 2016 Pazar
Anlat Anlat Bitmez Prag..
Prag Gezisi
Bu yazımda
sizlere Orta Avrupa'nın incisi Prag'tan bahsetmek istiyorum. Öylesine çok
anlatacak şey var ki Prag'ta önceleri
konuyu toparlamakta bayağı zorlandım doğrusu.Fakat okuyanları sıkmayacak bir
aroma oluşturmaya da elimden geldiğince
gayret ettim.
Yararlı
,basit ve pratik bir kompozisyon oluşturduğumu düşünüyorum.Umarım okurken sizin
de hoşunuza gider.Öncelikle yazımın içeriğinin nerelerden oluştuğundan şöyle
bir bahsedelim.
Gezilecek yer çok ama olmazsa olmaz diyebileceğimiz başlıca
duraklarımız :
Hradcany
Kalesi, Aziz Vitus Katedrali, Kampa Adası, Aşıklar Köprüsü, John Lennon duvarı
(Mala Strana Mahallesi), Prag'ın simgesi olan Karlov Köprüsü, Astronomik Saat,
Eski Belediye Binası ve Tyn Kilise'sini göreceğiz. Ve tabiki Parizska
Caddesi'ndeki Avrupa’nın en eski Yahudi Mahallesi de dahil yarım günlük bir programla açılış
yapabiliriz.
Ancak hedefimiz 1 gece konaklama
olduğuna göre toplam 2 gün için herkese adım adım Prag yürüyüş turunun tavsiye
ediyorum.İşte hemen aşşağıda bunu nasıl yapabileceğinize ilişkin ip uçları
bulunuyor.Eğer uygulayabilirseniz Pragta tekbaşınıza çok rahat gezebileceğinizi
belirtmek istiyorum.
PRAG'TA
NELER YAPABİLİRSİNİZ:
Kenti gezmenin bir çok yolu var
isterseniz lokal bir acentanın turuna
katılın , isterseniz, hop on hop off otobüslerine binin isterseniz de toplu
ulaşım araçlarıyla gezin.ancak benim tercihim yürüyüş yapmaktan yana.
Prag 'da şehir turu yürüyerek çok
kolay, tüm tarihi yerleri yürüyerek görebiliyorsunuz. İsterseniz Prag kart
alarak toplu taşıma araçlarından da ücretsiz yararlanabilirsiniz.Dilerseniz de
bisiklet kiralayabilirsiniz.Ne yaparsanız yapın tarihi mimari dokusu ile Pragın
gerçekten çok etkileyici olduğunu hayretler içinde göreceksiniz. Mesela normal
bir tempoyla birkaç saat içinde Ünlü
astronomi saati, Charles köprüsü, Prag kalesi,Vaclav meydanı, Ulusal Galeriyi rahatça
görmeniz mümkün.Bu yürüyüş rotanızın en ilginç
parçalarından birisini olan Vltava
nehri üzerinde kurulu ünlü Karl(Karel, Charles diye de biliniyor)köprüsünün
uzaktan görüntüsünü bile izlemeye doyamayacaksınız.Köprünün üzerindeki 30
heykel gerçekten güzeldir.Her bir
heykelle resim çektirmek isteyebilir köprü üzerindeki sokak müzisyenlerini
dinlemek isteyebilir, yolunuz üzerinde önüne şapkasını koyup dilenmeden
dilenenlere bir 10'luk ckz (Çek Fiyorint) atabilirsiniz.

Ya da daha kapsamlı bir programla ilk gün için
Hradcany Kale Bölgesi,
Loretta Kilisesi, Cumhurbaşkanlığı
Sarayı ve yapımının 600 yıl sürdüğü söylenen neo-gotik Rönesans &
Barok özellikleri bünyesinde barınan St.Vitüs
Katedrali, Simyacılar sokağı, Franz Kafka’nın evi, Altınyol, 13. yüzyılda
Baş Mimar Peter Parler tarafından yaptırılan üzerinde 31 Aziz Heykelinin
bulunduğu Charles Köprüsü, eski
şehir meydanı, 15. yüzyılda inşa edilen üzerinde 12 Havari bulunan tarihi Astronomik saat kulesi ve TYN
Kilisesi ilk günümüz için iyi bir seçim olabilir.
Biz de bu
kurguyu özellikle işlemeye çalıcağız
fakat isterseniz önce Şehir hakkında biraz konuşalım.
Öncelikle güzel bir kent olmasının
yanında Prag Çek Cumhuriyeti'nin
başkenti ve en büyük şehri. Geçmişte ise
Çekoslovakya'nın da başkentiydi. Orta Bohemya'da Vltava Nehri'nin üzerinde
yer alıyor ve 1.2 milyondan fazla nüfusu var. Prag, geniş bir kitle tarafından
dünyanın en güzel şehirlerinden biri olarak gösterilir. Altın Şehir ismiyle
de anılıyor.Şimdi de isterseniz şehri
genel hatlarıyla önce bir tanıyalım ardından da kenti daha kolay anlayabilmek
için bazı pratik teknikler uygulayacağız.
GENEL
OLARAK PRAG ŞEHRİ:
5 ADIMDA
PRAG GEZİSİ :
Kenti beş katogariye (7 bölge)
ayırırsak Prag'ı anlamamız
kolaylaşacaktır.Prag için Vltava Nehri sizin için önemli bir rehber olacağını
belirteyim.Öyleyse hadi kenti tanımaya başlayalım.
1. Prag, düz ve dikey olarak akan
Vltava Nehri ile fiziksel olarak ortadan ikiye ayrılmıştır. Şehir Merkezi’nde
Yahudi Meydanı’nın hemen kuzeyinde nehrin keskin bir dönüş yaptığı bir nokta
bulunmaktadır.Bu alan bacpack bireysel yürüyüş için oldukça elverişli ve dolu
bir rota olabilir.burada kaybolmak bile hoşunuza gidebilir.
2. Yukarıda kenti bölgelere
ayırmıştık.Ancak tarihsel özelliklerini öne çıkararak değerlendirdiğimizde
Şehir aslında beş bağımsız kentten
oluşmaktadır.Bunlar :
Nové Město
(Yeni Şehir) ve Josefov (Yahudi Meydanı) Malá Strana (Lesser Town), Hradčany
(Kale Bölgesi), Staré Město (Eski Şehir) ve
gariptir ki bu tarihsel bölgelendirme tarzı bugün bile hala geçerli olan bir durum. Bunlardan her
birisinin birbirine göre konumlarını ve nehrin ne tarafında yer aldığını
öğrenirseniz şehir sizin için dolaşılması çok daha kolay bir yer haline
gelir(Örneğin ben kente alışana kadar hep nehir kenarını takip etmiştim:)
3. Bu saydıklarımızın hemen
hepsi güzel seyahat istasyonları.(Trip
Starter Station)
Fakat benim gözümden dikkate değer
ilk bölge, nehrin batı tarafındaki Hradčany
bölgesi. Yüzyıllardır kraliyet ailesine ev sahipliği yapmakta olan bölgenin
merkezi, (şehre tepeden bakan bir tepenin üzerinde bulunduğundan) nehrin her
iki tarafından da birçok yerden görülebilen Prag Kalesidir. Hradčany bölgesinin hemen altında, özellikle 17. ve
18. yüzyılda soylular tarafından inşa edilmiş olan Rönesans ve Barok stilde
abartılı konakların yoğunlukla yer aldığı Malá Strana bulunmaktadır.Dilerseniz
Malá Strana hakkında alttaki maddede konuşalım.
4. Nehrin hemen doğusunda Mala Strana ile Manes Köprüsü (ünlü
Charles Köprüsünün bir üstünde) ile
doğrudan bağlantılı olan Yahudi Meydanından bahsetmeden Pragtan bahsetmiş
olmazssınız, Öyesine sevecen bir atmosfer vardır ki hertarafından tarihlr
kuşatılmıştır. Öyle ki hemen yanında da
Pařížská sokağı uzanır. Bunun hemen güneyinde iç kısımda Eski Şehir bulunur.
Doğuda Revoluční, güeydoğuda Na Příkopě ve güneyde Národní Třída olmak üzere üç
ticari sokaktan oluşan şehir merkezi Staroměstské náměstí (Eski Şehir Meydanı),
güzel, pastel renkli Barok evlerle süslü bir orta çağ pazarı ve Avrupa’daki en
güzel şehir merkezlerinden birisidir.Eğer siz de benim kadar buralardan
hoşlandıysanız burdan sırf bir değişiklik olsun diye Yeni Şehri gitmenizi
önerirrim.İşte yeni Şehir hakkındaki maddemizde aşşağıda:
5. Eski Şehir’in orta çağdan kalma
duvarlarını doğuya veya güneye doğru geçtiğinizde Yeni Şehir’e varırsınız.
Aslında, ‘yeni’ demek pek doğru sayılmaz. Çünkü
Prag’ın bu bölümü 14. Yüzyılda kurulmuştur ve sadece Eski Şehir ile
kıyaslandığında yenidir; ancak bu bölge Václavské
náměstí (Wenceslas Meydanı) ve Karlovo náměstí (Charles meydanı) gibi
şehrin en çok ziyaret edilen yerlerine ev sahipliği yapmaktadır.Buraya kadar
şehrin öz yapısı anlaşıldıysa geriye detayları incelemek kalıyor.Buyrun bakalım
kenti özü yapan mahelleleri hep birlikte tanıyalım.
Hadi o zaman şimdi bu mahallelere bir göz atalım
1800’lere kadar Prag, her biri
korunaklı duvarlarla ayrılmış, dört ayrı meydanı olan, dört ayrı mahalleden
oluşuyordu. Bu nedenle her bir mahalle, burada yaşayan insanların kişisel
özelliklerinden kaynaklanan kendine özgü niteliklere sahipti. Bugün, Prag’ın
muhteşem ihtişamı, tüm bu mahallelerin oluşturduğu eşsiz ruh içinde kendisini
göstermeye devam etmektedir.


En Güzel Mahalle! Hradèany (Kale Mahallesi) : Bence Prag için yapılabilecek en iyi
başlangıçlardan birisi de burası sayılır.Çünkü tarih boyunca Egemen sınıflar,
Vltava Nehri’nin en dar yerindeki buruna ilk kalenin inşa edildiği 9 yüzyıldan
bu yana Kale Tepesi’ni işgal etmiştir. Çeklerin Hıristiyanlıkla tanışmasından sonra
bu tepe , doğu-batı ekseni boyunca uzanan ideal bir ibadet yeri ve sonrasında
da bir katedral (geleneklere göre mihrabın doğuya doğru inşa edilmesi
gerektiğinden) olarak hizmet vermiştir. Son olarak da soylular kiliseyle
rekabet içinde olan kral üzerinde nüfuz kazanabilmek için kaleye yakın olan
yerlerde kendilerine özel saraylar inşa ettirmişlerdir. Bugün bile, burayı
ziyaret edenler özenle hazırlanmış atlar tarafından çekilen bir arabayla bu
mahallede gezinmeye can atıyorlar. Kale Mahallesi — Cumhurbaşkanlığı ve dış
temsilciliklere de ev sahipliği yapar—görkemli binaları, yüksek sanat eserleri,
birkaç birahanesi ve ticaret merkezleri ile karakterizedir.
Buraya kadar kale mahellesini
sizlere tanıtmaya çalıştım.Bundan sonraki yazımda kenti kendisi yapan tarihi bölgeleri tanıtmaya çalışacağım.Buyrun
önce Eski Şehirle işe başlıyoruz.

Staré Město (Eski Şehir) :).Prag'ın turizm merkezi ve en çok
ziyaret alan bölgesidir; 13. yüzyıldan kalma birçok tarihi binalar burada
bulunur : Charles Köprüsü (Karlov Most), Eski Şehir Meydanı örnek olarak
gösterilebilir. Hazır konu açılmışken Eski
Şehir, Charles Köprüsü’yle Küçük Mahalle’ye bağlı bir açık hava müzesi benim
için. Uzun yıllardır çok hareketli bir ticaret merkezi olan bu bölge,esnaf,
tüccar ve Jan Hus (Bu isime dikkat) destekçileriyle dolu onuncu yüzyıldan
itibaren çok hızlı bir şekilde gelişmiştir. Kenti kitaptan okuyorsanız biraz
önce bahsettiğim ismi çok sık duyacaksınız demektir.Jan Hus!!Siz sormadan biz
kim olduğundan bir cümleyle bahsedelim:) Çek’lere özgü bir Katoliklik
oluşturmak için çalışmalar yapan bir kilise reformcusuydu.
Neyse kaldığımız yerden devam
edelim.Şehir surları modern yol haritasından takip edilebilir (halkalarla
güçlendirilen duvarın sisteminin kalıntılarından bir parçası Barut Kulesi’dir
ve bunun diğer yarısı nehir tarafındadır). Kıvrıma yakın olan bataklık alan
daha az ilgi çekici ve Yahudi yerleşim alanına dönüştürülmüştür (bugün Yahudi
Mahallesi ya da Josefov olarak bilinmektedir
Nové Mesto
(Yeni Şehir/Vysehrad/Prag 2/Bölge 2 ) :
Eski Şehir, Yeni Şehir’le
çevrelenmiş bir nehrin kıyısından diğerine doğru oluşan sınırla ve Prag’ın
sınırları içinde yer almaktadır. On dördüncü yüzyıl boyunca Kral, bu şehri
genişletmiş ve Prag’ın bulunduğu alanın üç katına ulaştırmıştır.Wenceslas
Meydanı, kalabalık işçi gruplarının bulunduğu bir at pazarı olarak
kullanılmıştır. Bugün, Eski Şehir, Yeni Şehir’den bir “hendek” (Na Příkopě diye
bilinen bir sokağı ifade eder) ile ayrılır. Oldukça kalabalık bir yer olan Na
Příkopě’daki hediyelik eşya ve cam eşya dükkânlarını geride bıraktıktan sonra
kendinizi şık dükkânlar ve alışveriş merkezlerinin olduğu bir inci!Eğer sizerde
benim gibi alışveriş seviyorsanız pek çok alana yürüme mesafesinde olan
Wenceslas Meydanı görmenizi kesinlikle tavsiye ederim ; Restoranların
,alışveriş mağazalarının bulunduğu bu yer ayni zamanda Hlavni Nadrazi 'ye (Prag
Ana Tren İstasyonu) ev sahipliği yapar. Bölgenin büyük bir bahçe alanı olan
Vysehrad park olarak Vlatava nehir kıyısında, yüksek rakımda dinlenme alanıdır.
Park Prag'ın 2 ve 4 bölgeleri arasında geçişi sağlar..Park alanında kendi
adıyla özdeş bir kale vardır.Şehir merkezine kolay bir erişim sağlamasa da iyi
bir gezi ve dinlenme alanıdır.
Buraya kadar klasik parkuru tanımaya
çalıştık ancak vakti bol olanlar için hele altında arabası olanlara iyi
haberlerim var. Zizkov ve Letna Pragın
iki gözbebeği sayılabilecek gezi durakları! İlgisini çekenler için burası adıan
iki paragraflı bilgi giriyorum.Buyurun
bakalım önce Zizkov ile başlıyoruz.Ardından Letnaya geçeceğiz.Sonrada Klasik
parkura kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Žižkov(Prag 3)
:
Zizkov 3.ncü Bölge veya Prag 3
olarak da biliniyor.
Araştırdığım kadarıyla bölge
adını Hussite ordusunun lideri Jan
Žižka’nın almış.. Olay tarihteki (14 Haziran 1420) Vitkov Hill Battle’a kadar dayanıyor.Bölge de
bu muharebenin meydana geldiği Žižkov
Tepesi’nin Güney kısmında yer aldığı için bu ad ile onurlandırılmış. Bu savaşta
Žižka’nın köylü ordusu Holy Roman imparatoru Sigismund’un ordusunu yenmiştir.
Duyduğum burası kadarıyla öğrenci ve göçmenlerin
ikamet alanları burda çokmuş. Mahlerovy sady (Mahler Gardens) park alanı
buradadır..Bölgede ( Jiřího z Poděbrad Square ) bulunan Tv kulesi de
bulunuyor.( 360 derece kent panaromasını sağlar).Bu kule 1985 -1992
yapımlıymış kulenin toplam yüksekliği
216 m. dir. 90 m.lik terastan kentin -Central Bohemia bölümünü izleyebilirsiniz..Deneyin tavsiye ederim.
Letna
(Prag 7):
Letna 7.ci bölgesi ya da Prag 7
olarak da biliyor. Popüler bir alanıdır.
Barındırdığı Letna Park (Letenske Sady ) ,Prag'ın büyük parklarındandır.Eşsiz
bir manzara ve iyi bir yürüyüş imkanını verir.Tepede var olan restoranlarında
karınlarınız doyarken manzarada sizi büyüleyecekitr..Prag'ın futbol stadyumunu
barındırır , merkeze olan rahat ulaşımı ile vazgeçilmez yerlerdendir.
Holesovice - Letna bitişiğinde ve şehir merkezinin yakınında çalışma ( endüstriel
) ofislerinin yer aldığı bölgedir. Holesovice Nadrazi ; kentin 2. büyük uluslar
arası tren terminali ve kent hayvanat bahçeside bölge 7 de bulunur..
Malá
Strana (Küçük Mahalle) :
Prag'da farklı ne yapabilirim diye
düşünüyorsanız; Prag ta farklı bir bölge
olan Mala Strana bölgesine bir
uğrayın derim.Burası kentin tarihi bölgesidir. Konumu itibariyle kentin yan
kıyı , küçük şehri olarak da adlandırılmaktadır.Charles köprüsü aracılığı ile
bölge daha canlı eski şehire komşudur.
Sevimli sokakları, kiliseleri ve parklarıyla
görülmeye değer hoş bir atmosfer. Mala Strana bölgesinde çok güzel barok tarzı bahçe ve sarayların bulunduğu bir
mahalle, 1540’lı yıllarda tüccarların oturduğu yerlerin yanmasından sonra
kurulmuştur. Buraya taşınan Avrupalı ve Çek soylular, bahçelerinin muhteşem
tasarımları ile çok gurur duyuyorlardı. 1990’lı yıllara kadar ihmal edilen bu
bahçeler daha sonra özenli bir şekilde restore edilmiştir. Bu bahçeler, sadece
bazı eski asilzadelerin yakınlarına Almanya, Polonya ve Amerikan Büyükelçiliği
ve Çek Parlamentosu’nun ve turistlere açıktır.
Burada yapabileceğiniz çok şey
var.Mesela gelmişken Kampa Adasına uğrayabilirsiniz.
Kampa
adası güzel
manzarası ile keyif çıkarılacak alanıdır.Elçiliklere ev sahipliği yapan bu alan
sessiz ve kentin en seçkin bölgelerindendir.Turistik cafe restoranlar burada da
vardır. Kente hakim olan Petrin Tower
burada bulunur.Füniküler ile bu tepeye çıkmak farklı bir deneyim 1891 yılından
bu yana faaliyet gösterdiği söylenen bu fünikülerden güzel manzaralar
görebilirsiniz. Petrin tepesinden Prag manzarası görülmeye değer gerçekten.
Prag panoraması buradan mutlaka ve de mutlaka görülmeli. Pragda böyle bir yer
böyle bir manzara hakikaten şaşırtıcı. Tepedeki tek restaurant Nebozizek ,uğramakta fayda var hem
ambiansı güzel hem de harika bir manzara var.Petrin Tepesindeki gözlem kulesi
.İlk görüşte Paristeki Eiffel kulesini çağrıştırıyor. Şansınız varsa asansör
çalışıyor olur.Hazır konu açılmışken biraz Petrin hakkında biraz konuşalım.
Petrin'e
nasıl gidilir ?
Kentin neresinde olursanız olun bu
allana ulaşmak son derece kolay ve kısa sürede olacaktır.Petrin'e çıkmak için
öncelikle kentin batı yakasında olan " Újezd " sokağında ayni isimle
anılan istasyon noktasına tramvay ile ulaşmak olacaktır.
Tramvaydan ( Ujezd ) indikten sonra
durak karşısında , Ujezd sokağı üzerinde büyük bir park alanının başladığı
alanda , merdivenlere yerleştirilmiş 7 adet bronz heykelleri göreceksiniz ( The
Memorial to the victims of Communism -
Czech: Pomník obětem komunismu )
Anıt aslında 1948-1989 arasındaki
komünist dönemin kurbanları anısına yapılmış heykel dizisidir. Çek heykeltıraş
Olbram Zoubek ve mimar Jan Kerel ve Zdeněk HÖLZEL'e ait çalışmadır . Arkaya
doğru gittikçe kaybolan bu insan figürleri, komünist baskıyı anlatmaktadır Bu
alandan , yönlü levhalar sizi kısa sürede Ujezd funikuler istasyonuna çıkarır
Prag
Funiküleri :
Eğer fenikülere toplu taşıma
aracıyla ulaşacaksanız.Funiküler hattı :
3 kısa mesafeli istasyondan ibaret olduğunu belirtelim.
Raylı sistem yaklaşık 520 m. civarı
uzunlukta olup yolculuk yaklaşık 3-4 dk. sürecektir. Fiyatı 40CZK. Diğer toplu
taşıma bilet ve günlük kartlar burada geçerlidir
Tepeye ulaşımda başka seçenek olarak
bu alandan ; taxi yada 20 dk.lık dik tepeyi yürümeyi deneyebilirsiniz..
yürürken güzel bahçeler ve meyve ( elma ) ağaçlarına oldukça sık
rastlayacaksınız..Artık Petrin tepesinde kentin zirvesindesiniz.
Gelin şimdi de bu alanı bir
tanıyalım :
Ruzovy Sad
( Rose garden ) :
Binlerce gül içeren bahçeler topluluğu Petrin tepesinde yer alır.. 6 hektarlık
bu bahçeler topluluğu hem dinlenme , hemde 320 m. tepeden Prag'ı panaromik
olarak görme alanıdır..
ve gözlem kulesinden kent yakınlarını
gözlemyleyebilirsiniz.
Bu alanda görebilecekleriniz
labirent gözlem evi ve labirent aynalarla keyifli bir gezinti yapabilir
Kostel
sv. Vavřince / Church of Lawrence : Yapımı 12. yy a kadar uzanan barok
yapıda kiliseyi , Petrin gözlem kulesinin hemen dibinde görebiliriz
Zrcadlove Bludiste / Mirror Maze / Mirror
Labyrinth / Aynalı labirent : Kilisenin karşısında yer alan bu ilginç
, minyatür kale biçimindeki yapıda " kahkaha salonu" adı verilen
labirent şeklindeki aynalardan ibarettir.. Çocuklar için eğlenceli olabilir..
Tam : 70 , indirmli : 30 CZK
Stefanikova
Hvezdarna / Gözlem evi - Rasathane : Hafta sonları tam gün ,diğer günler öğleden sonra astronamik
konularda ilginiz varsa ziyaret edebilirsiniz..
Park alanı çok geniştir istediğiniz
kadar zaman ayırıp , cafeterya'dan faydalanabilir , park alanında
oturabilirsiniz.
Petrin Gözlem Kulesi ( Petrin Lookout Tower ,
Petřínská rozhledna)
Petrin Tepesi’nde bulunan ve yapı
olarak Paris’teki Eyfel Kulesi’nin benzeri olan bir gözlem kulesidir. 60 metre
yüksekliğe sahip çelik kule ; 1891 yılında yapılmış , ilk yapıldığı zamanlarda
gözlem kulesi ve yayın kulesi olarak kullanılmışsa da günümüzde turistik amaca
hizmet etmektedir. 299 adet dar alanlı merdivenleri tırmanarak zirveye
ulaşırsınız..Bulutsuz bir hava koşullarında kule , Prag manzarasını mükemmel
olarak 360 dereceden sizlere sunacaktır. Uygun zamanda 10 km. lik mesafeler dahi
seçilebilmektedir.. kentten 150 km. uzaklıkta yer alan Snezka dağı rahatlıkla
seçilebilir... Yüksek rakımda bulunan kule ; su - deniz seviyesinden yaklaşık
320 m. yüksekliktedir.
Kısacası Petrin kulesine çıkın ,
Prag'ı panaromik olarak görün.. Bolca fotoğraf çekin...kule dibinde yer alan
satıcılardan hediyelik eşya alabilirisiniz.. Atıştırma ve karın
doyurabilirsiniz..İsterseniz biraz önce bahsettiğimiz parklarda oturun veya dinlenin .. yada isterseniz gezin...
MEYDANLAR & KULELER - PARK & BAHÇELER
Kentte eski tarihe dayalı başlıca 5 adet ünlü meydan bulunmaktadır. Bunlar
sıralayacak olursak isimleri şöyle:
Old Town
Square (Staromestské nám.) , Jan Palach Square (Námestí Jana Palacha )
Wenceslas
Square ( Václavské nám.) , Charles Square ( Karlovo nám.) , Lesser Town Square
( Malostranske nam. )
Meşhur Beş
Büyük Meydanı Tanıyalım:
1 - Küçük Meydan/Mala Strana Lesser Town
Square / Malostranske Namesti :
Başlangıçta Prag’ın yeni şehri
olarak adlandırılırken, daha sonra Prag’ın Küçük Şehri olarak adlandırıılarak
Prag şehir merkezinde yer alır.Meydan merkezinde St Nicholas Kilisesi bulunur.Barok yapıda eski binalarda ; restoran
ve barlar, elçilikler sıralanır.Meydan Old Town Hall ile komşudur.
1257 yılında kral 2. Přemysl Otakar tarafından
kurulmuştur. Ancak 8. Yüzyılda burada bir Pazar bulunuyordu. Şehrin
kuruluşundan sonra, ilk yerleşimcilerin yerini genellikle yabancı milletlerden
koloniciler almıştır. 4. Charles Prag’ın Küçük şehrini genişletti
Hradcany
ve Kale :
Prag’In üçüncü şehri olan Hradčany
Dube’li Kont Berka tarafından 14. Yüzyılın başlangıcınd kurulmuştur. Ancak, o
zamanlar sadece Hradčany ve Prag için değil, tüm Bohemya için önemli bir
tarihi, politik ve kültürel varlık olan ve yüzyıllarca Orta Avrupa’yı
etkileyen, kuruluşu MS 880’lere dayanan ve eskiden Kraliyet Kalesi olarak
bilinen Prag Kalesi zaten vardı.
2 - Old Town Square / Staromestské námesti :
Kentin en ünlü meydanıdır. renkli
yaşamı ile barlar cafe ve restoranlar yer alır. Meydan ortasında Jan Hus
heykelini barındırır.
Eski Şehir
: İki – üç
yüzyıl boyunca Roma kökenli tüccarların, Almanların ve Yahudilerin yerleştiği,
Prag pazarını çevreleyen Eski Şehirin (Staré Město) yapımına yerleşim
merkezinin etrafına surların inşa edilmesi ile 1230 yılında başlanmıştır. Bütün
bu çabaların sonucunda 13. Yüzyılda Büyük Şehir olarak adlandırılan ve
Avrupa’da o zamanlar büyüklük ve ekonomik gelişmişlik olarak en büyük
şehirlerden birisi olan şehrin yapımı tamamlanmıştır.
Jozefov (
Yahudi Mahallesi ) :
Daha önceleri Yahudi Şehri olarak
tanınan Josefov, Ulusal Tiyatro’nun şu anda tam karşısında, Vltava’nın orijinal
nehir yatağındaki Kaprova Sokağı’nın uzanımında bulunan Slovanský ostrov
(Slavic Island) adasının kuzey ucundaki Vltava Nehrinin üzerinde bulunan bir
nehir geçidinin yanındaki Yahudi tüccarlar ve sarrafların yerleşimi sonucu
ortaya çıkmıştır.
Nové Město
( Yeni şehir ) :
Yeni Şehir (Nové Město) imprator 4.
Charles tarafından 1348 yılında kurulmuştur. Şehir Prag’taki en kapsamlı
kentleşme hamlesi olup, dünyada bunun eşi benzeri yoktu. Bu kapsamda 4. Charles
Těšnov’dan Vyšehrad’a kadar uzanan ve sıkıntı veren Roma stili yerel
yerleşimleri birleştirdi ve günümüze kadar hiçbir değişiklik olmadan gelen yeni
bir gelişim planının temellerini attı, Charles Meydanı’nın halka açık ana
meydan olması tasarlanmıştı.
3 -
Wenceslas Square / Václavské námesti :
Kentin tarihi eski meydanlarındandır.
eskiden at pazarı olarak hizmet sunan alandır.Meydan bir köşesi ile Ulusal
müzeye ( national muzeum ) ev sahipliği yapar.Meydan içindeki Trolleys streamed
( bulvarı ) restoran kafe-bar otel ve mağazalara ev sahipliği yapan 1 km.lik
alanı ile ünlüdür.
4 - Charles Square ( Karlovo námesti ) :
1348 de 4. Charles tarafından
yapılmıştır.Eski tarihinde hayvan pazarı idi. Doğusunda New Town'un Town Hall
(Novomestská Radnice) bulunur.Park ve dükkanlarıyla , tramvay hatlarının
kesiştiği bir yerdir.
5 - Jan
Palach Square ( Námestí Jana Palacha ) :
Eski Kızılordu meydanı olarak da
bilinir.1968 de Komünist rejimini protesto eden ve kendini yakan gencin adıyla
anılır.Alan Rudolfinum'a ev sahipliği yapar.
Vaktiniz
Varsa Şöyle Bir Uğrayın Derim:
Vysehrad :
Vinohrady’nin ingilizcedeki sözlük
anlamı üzüm bağları demekmiş. Bu isme sahip olması 14. yy’da bölgenin üzüm
bağlarına sahip olması nedeniyledir. İmparator IV. Charles ilk üzümlerin
ekilmesini emretti. Bölge çiftçilere devredilmeden önce bu üzüm bağları
yaklaşık 400 yıl ayakta kaldı. Sonunda bu bölge şehrin lüks evleri için sit
alanı olarak kullanılmaya başlandı. Bu üzüm bahçelerinin küçük bir kısmı, açık
hava Viniční Altán şarap bahçeleri yakınındadır ve günümüze kadar hayatta
kalmayı başarmıştır.
Vinohrady, şehir merkezine oldukça
yakın olan Prag 2 belediye bölgesinde yer almaktadır. Prag’ın tarihi önemli
tren istasyonu bölgesi, Vinohrady’nin varoşlarında yeralır. Vinohrady’nin
ingilizcedeki sözlük anlamı üzüm bağlarıdır. Bu bölgenin bu isme sahip olması
14. yy’da bölgenin üzüm bağlarına sahip olması nedeniyledir. İmparator IV.
Charles ilk üzümlerin ekilmesini emretti.
Vysehrad 10. Yüzyılda, Prag Kalesinin (Prazsky hrad)
kuruluşundan daha sonra kurulmuştur ve yüzyıllar boyunca Prak Kalesinin bir alt
kuruluşu olarak kalmıştır. Vysehrad’ın başlangıçta bir prens olan, daha sonra
ise Çek Kralı olan ve kaleyi taştan yeninden yapıp buraya bir kilise bölümü
ekleyen 2. Vratislav’ın burada kaldığı 1061-1092 yılları arasındaki zaman
dilimi hariç olmak üzere bu doğrudur.
Günümüzde Vinohrady esas olarak
yerleşim yeridir ve turistler tarafından ziyaret edilmemektedir. Tur yapmaya
değecek tek ilginç yanı Poděbrady Meydanındaki Sacred Heart Kilisesidir. Ana batı Vinohrady Meydanı Barış Meydanı
(Náměstí Míru) olarak adlandırılmaktadır. Bu alanda Gothic Revival St Ludmila
Kilisesi ve Vinohrady Tiyatrosu bulunuyor.
Vinohrady’de birçok park bulunuyor.
Vinohrady'deki bence en güzel park Rieger’s Orchards (Riegrovy sady) olduğunu
sanıyorum.. Bu park 19 yy’da klasik ingiliz bahçeleri örnek alınarak yapıldığı
söylenir. Evet Prag Kalesi’nin fotoğraflarını çekebilmek için iyi bir fırsat
sunuyor Ancak Baharda bu parktaki açık hava bahçeleri ziyaret edilecek güzel
yerlerdendir.
Smíchov ve
Anděl semtleri :
Bence vaktiniz bolsa gidin
derim.Ancak bir rehber gözüyle bana çok doyurucu bir rota gibi gelmedi
açıkcası.Çünkü endüstriyel bir üretim alanı (turistik bir gezi rotasından
ziyade) alışveriş merkezleri, bira
fabrikası, endüstriyel tasarımı, sinemaları, şık restoranları, barları ve gece
hayatıyla ünlü olan Prag’ın yoğun ikamet edilen endüstriyel bölgelerinden
birisi olarak bilinegeliyor.Vltava Nehri’nin batı şeridinde kuruludur. Ayrıca
burada Staropramen Fabrikası (Bira
fabrikası) bulunur ve bira severlerin turları esnasında buraya uğrarlarmış.
Anděl Prag’ın Smíchov ilçesinin bir
semtidir ve oldukça yoğun bir kesişim noktasında bulunmaktadır. Bu isim,
Çekçede melek anlamına gelmektedir ve 19. Yüzyıla ait U zlatého anděla (Altın
Melek) adlı ve adını önündeki melek heykelinden alan pubdan kaynaklanmaktadır.
Pubın güneşliğinde bulunan melek resmi pubın kapanmasından sonra da korunmuştur
ve şu anda sergilenmektedir.
RESTORANLAR :

Aslında Prag restorantlarından
bahsetmeden önce şöyle bir avrupa mutfak kültürürn bir harmanından bahsetmek
yerinde olabilir.
Çek mutfağı Almanya, Macaristan,
Avusturya ve Polonya mutfaklarından bir karışıma benziyor. Çek mutfağında
yöresel olarak bir çok menü karşınıza çıkabilir.Ben de menülerden bazılarını
sizlere tanıtmaya çalışacağım.
Çek mutfağı deyince ilk aklıma
gelenler:
česnečka – sarımsak çorbası , “knedlíky” denen kabuksuz Çek ekmeği,
“pečené vepřové koleno” yada kısaca Koleno
(fırınlanmış domuz bacağı) ,Svíčková na
smetaně ve knedlíky (Sığır bonfileden ve Yapımında havuç, kereviz gibi
sebzelerden de yararlanılan bu yemek de tabi ki knedlíky adı verilen ekmekle
ile servis ediliyor)
smažený
sýr
(kızarmış peynir) , vepřo-knedlo-zelo (domuz eti, lahana, hamur) kuřecí (tavuk) ile vepřоvý
(domuz eti) ile yapılmış olan řízek
(Şnitzel) (galeta ununa bulanmış ve
kızartılır ve limon, patates ve domuz rostosu, hamur ve gulaş ile servis
edilir) domuz etinden rostosu yapılan koleno (knuckle),
Ve aperatif olarak bilinen Utopenci (birahane ve publarda da
bulabileceğiniz bira atıştırmalığı.Özellikle pub’larda biranın yanında
tüketilir. Karabiber ve soğanlı, soğuk servis edilen domuz sosisidir)
Son olarak da yerel içkisi, şurup
tadındaki Becherovka( Zencefil ve
tarçın aromalı bu içecek genelde yemek sonrası içiliyor ve sindirime yardımcı
oluduğu söyleniyor, tatlı ve baharatlı bir likör olmasına rağmen, bağımlılık
yaratabiliyor.)
Bu saydıklarım Prag mutfağında en çok karşınıza çıkacaklardan
sadece bazıları.
Şimdide isterseniz gelin biraz da
tatlıladan bahsedelim.

Tredelnik
(hamur
tatlısı), Ştrudel , Palacinky (marmelat sürülmüş kreplerin
rulo haline getirilip üzerine de pudra şekeri serpilmesiyle yapılıyor).Ovocné knedlíky”(yuvarlanmış hamurların
içine çilek, erik, kayısı gibi meyvelerin gömülmesi ile elde edilen bir tatlı)
Eveet buraya kadar genel geçer bir
şekilde tüm menüyü ele aldık ki restoranta gittiğinizde zorlk yaşamadan rahatça
sipariş verebilesiniz diye.Şimdi ise biraz detaya inmek niyetindeyim.Yukarda da
değindiğim gibi yemeklerin ana malzemelerini genellikle; (vepřo-knedlo-zelo)
domuz eti, lahana ve hamur işi oluşturuyor. Yüksek kolesterollü et ile yüksek
kalorili hamur yiyeceklerden oluşur ve tabii ki yanında bira ile sunulur.
Ülkede av hayvanlarının etlerinden balıklara, tütsülenmiş etten kır
mantarlarına kadar her şeyin en kalitelisini bulabilirsiniz .Bununla birlikte,
halkın açık ara favorisi olan yiyecek etsiz smažený sýr (kızarmış peynir) adlı yiyecektir ve bu şnitzele
benzeyen görüntüsüyle ekmeğin üzerinde servis edilir. Ayrıca genellikle yanında
patates cipsi ve mayonez de bulunur.
Yerel olarak oldukça beğenilen
yemekler arasında yukarıda da değindiğim
kuřecí (tavuk) ile bazen de vepřоvý (domuz eti) ile yapılmış olan
řízek (Şnitzel) bulunur. Bunları her
ikisi de galeta ununa bulanmış ve kızartılmıştır ve limon, patates ve domuz
rostosu, hamur ve gulaş ile servis edilir. Daha önce belirttiğimiz gibi, domuz
eti her yerde mevcuttur ve kıtır kıtır deri ile birlikte kemikten kolaylıkla
ayrılan yumuşak et parçaları ile koleno
(knuckle) mutfakta basitliğin zaferidir. Tütsülenmiş knuckle daha da
doyumsuz bir tada sahiptir ve genellikle küçük turşular ve salata ile servis
edilir. Knuckle, deriye tatlı bir tat vermek için genellikle koyu bira ile
hazırlanır. Tabii ki bu durumda tercihe soğuk bira çok daha iyi olur.
Bütün bunların dışında diğer ve
pratik bir seçenek ise sokaklarda satılan dilim pizza ve domuz sosisleri Prag
aperatifleri arasında ayrı bir yere sahip.Mahalle sakinlerinin sevebileceği
sokak lezzetleri olarakbiliniyor.
Buarada beklentiniz çok yüksek
değilse Prag da yemek için(özellikle Pizza) Pizzeria Rugantıno hem keyifli hem de hesaplı bir tercih diyorum
.Veya sizin seçebileceğiniz bir başka yerde Somonlu sandviç ve Urgeall Pilsenner veya Gambrinus Menüsü iyi bir
seçenek olabilir.Tercihiniz tatlıdan yana olacaksa Prag'ın ballı keki hoşunuza
gidebilir. Yemekten sonra bir kafeye gitmek isterseniz; Pragda benim en
sevdiğim kafe ,kafe Slavia Vltava
nehri kıyısında ,harika iç mekanı, Nazım Hikmet ile olan anısı, bu anının
resmedildiği tablo. Nazım Hikmetin sık sık buraya uğradığı en güzel
şiirlerini kaleme aldığı ve onun hayallerle dolu iç dünyasının Praglı bir
resssam tarafından resmedildiği harika bir mekan. Tüm bu yaşanmışlıklar nefis
manzara ile birleşince zamanın içinde bir yolculuğa çıkmış gibi
hissediyorsunuz. Eğer alkollü içeceklerden yöresel bir tercih
peşindeyseniz absınthe denilen, sanırım alkol oranı %70 civarında, az bir miktarının
bile içeni halüsinasyonlara sürüklediği söylenilen içeceği kendinize
güveniyorsanız tadın.
Çorbalar :
Çek
mutfağında çorbalar Türk mutfağı kadar olmasa da önemli bir yer tutuyor.Aslen Macar mutfağına
ait olan Gulaş Çorbası da popüler seçeneklerden biri olarak Prag
restoranlarındaki yerini almış. Özellikle çorbalar ve soslu yemekler “knedlíky” denen kabuksuz Çek ekmeğiyle
servis ediliyor ( buğday ve patatesten yapılan, haşlandıktan sonra dilimlenerek
servis edilen “knedliky” adlı
nişastalı yiyecek ).( česnečka –
sarımsak çorbası )
Tatlılar :
Çek
tatlıları ise genelde hamur işi ve meyve birlikteliğinden oluşuyor.Bunların
başında gelen ilk tatlı Trdelník ile
başlayalım isterseniz.

Trdelník
:
Geleneksel Macar kek ve tatlı & pasta çeşididi ,ayrıca Slovakya, Çek
Cumhuriyeti ve Avusturya mutfak kültüründe de bilinir. Son yıllarda turistlerin
ilgi odağı olan bu tatlı ; Çelik - demir sopa üzerine sarılmış , şeker &
ceviz karışımlı hazırlanmış hamurun ızgara edilip ,sıcak olarak halka ( spiral
) şeklinde servis edilmesiyle bilinir.
Ştrudel adlı tatlıyı hariç
tutarsanız, en popüler tatlılardan biri Alman ve Avusturya mutfaklarından
etkilenerek yapılmış “Palacinky” ismindeki
tatlıdır derim. Bu tatlı, marmelat sürülmüş kreplerin rulo haline getirilip
üzerine de pudra şekeri serpilmesiyle yapılıyor. İyi bilinen diğer bir tatlı
ise; yuvarlanmış hamurların içine çilek, erik, kayısı gibi meyvelerin gömülmesi
ile elde edilen “ovocné knedlíky”.
Alman mutfağında da bir benzerine
rastlayabileceğiniz “pečené vepřové koleno”, kısaca Koleno. Bu yemeği fırınlanmış domuz bacağı olarak tanımlayabiliriz.
Derisi çıtır çıtır, içi yumuşak olan bu et yemeği turşu ve sosla servis
ediliyor. Et genellikle dark birayla marine ediliyor. Porsiyonun biraz büyük
olduğunu söylemekte yarar var. İçecek olarak yanında yine bira önerilir.Prag’da
vejetaryenlerin de tercih edebileceği yemeklerden birisi Bramboráky. Prag’da
vejetaryenlerin de yiyebileceği nadir şeylerden: Kızarmış patates krepleri.
Orijini Çek mutfağı olmasa da burada bolca tüketilen, birçok restoranda
rastlayabileceğiniz bir seçenek.
Utopenci, birahane ve publarda da
bulabileceğiniz bira atıştırmalığı.Özellikle pub’larda biranın yanında
tüketilir. Karabiber ve soğanlı, soğuk servis edilen domuz sosisidir.
Özgün Çek Mutfağından Svíčková na smetaně ve knedlíky - Sığır
bonfileden yapılan bu yemek, Prag’da rastlayacağınız diğer birçok yemeğin
aksine özgün Çek mutfağındandır. Yapımında havuç, kereviz gibi sebzelerden de
yararlanılan bu yemek de tabi ki knedlíky adı verilen ekmekle ile servis
ediliyor.
Manzaralı bir restoran arıyorsanız
Vltava Nehri kenarında yer alan, Prag Kalesini ve şehrin büyük bir bölümünü tam
karşıdan gören Grossetto Marina’ya
mutlaka gitmelisiniz. Genelde pizza ve makarna gibi klasik İtalyan yemekleri
sunan bu restorana sırf muhteşem manzarası için bile gidilebilir.
İçecekler
:
Prag’da yemekten çok içecekler ünlü.
Bahar ve yazları açık havada oturabilir ve kendi üretimleri olan biradan
yudumlayabilirsiniz. Pek çok yerde şehrin sakinleri ile birlikte oturup
içebileceğiniz bira bahçeleri mevcut. Çek Cumhuriyeti’nde üretilen 30 çeşit
biranın tamamını görmek ve tatlarına bakmak için Prag Beer Museum’a uğramanızı
tavsiye ederiz.
Çek Cumhuriyeti’ne özgü en ünlü
içecek kuşkusuz yerel içkisi, şurup tadındaki Becherovka. Zencefil ve tarçın aromalı bu içecek genelde yemek
sonrası içiliyor ve sindirime yardımcı oluyor. Oldukça tatlı ve baharatlı bir
likör olmasına rağmen, bağımlılık yaratabiliyor. Yemek sonrası bir shot
Becherovka’nızı içmeyi unutmayın.
Tatlı içecekten hoşlanmıyorsanız,
Becherovka’ya alternatif olarak daha koyu renkli ve acı olan Fernet’i
deneyebilirsiniz. Fernet soğutulmuş olarak veya buzla içiliyor.
Prag 'a gidip Çeklerin dünyaca meşhur
biralarını içmeden dönmek olmaz. Şimdi size öğleden sonra başlayıp gece
yarısına kadar devam edebileceğiniz harika tatlar ve mekanlar göreceğiniz
farklı bir tur, unutamayacağınız bir bira turu yapmanızı öneriyorum. Bunun için
ilk durak Nusle semtindeki Zly
Casy turistik bir yer değil bilen
gidiyor.Bardaklara 48 musluktan birden fıçı birası dolduruluyor. Adeta bira müzesi kestaneli - ballı birası mutlaka tadılmalı. üç
çeşit bira bulunuyor,high, light, Chiristmas her biri çok güzel. Burada ayrıca
bira üretimini ve bira müzesini görebilirsiniz. 3. durak Prvni Pivni Tramway hem çok keyifli hem
de farklı bir mekan eski bir tramvayı düzenlemişler müşteriler kapıdan
tramvay düdüğü çalarak uğurlanıyorlar. Buralarda belirli markaların
dışında birahanelerin kendi özel imalatları olan pek çok Çek birası deneme
şansı var. Belirttiğim mekanlara tramvay kullanarak rahatlıkla ulaşabilirsiniz.
Bir başka seçenek şehrin yeni meydanından yürüyerek 10 dakikada ulaşılabilen Novomestsky Pivovar,tipik eski bir çek
birahanesi.(Ancak şahsi fikrimi sorarsanız Bira deyince akla Zly Casy gelir derim)
Ayrıca Prag’ın hemen dışında küçük
de olsa bir şarap bağı var. Buranın içinde yer alan küçük caféde yerli şarap Grebovka’yı deneyebilirsiniz.Ayrıca ; Absinth yada bildik adı ile Absent, çeşitli bitkilerin damıtılarak
fermante edilmesiyle elde edilen, alkol oranı yüksek (hacmen %45 ila %75) bir
içkidir. Rakıya benzer şekilde bir miktar absente iki ila beş miktar su ilave
edilip içilir. Ana bileşenleri alkol, pelin ve yeşil anasondur. Bunun yanı sıra
üretildigi bölgenin geleneklerine göre çeşitli bitkiler karışıma
eklenir.Fransız yada İsviçre çıkışlı bir içki.1990 sonrası Çek Cumhuriyetinde
yeniden canlanmış bir içki..
Birayla tüketilen bu
atıştırmalıkların malzemelerini ise genelde; sosis, peynir, patates ve
baharatlar oluşturuyor. Bu atıştırmalıkları birçok birahane veya pub’da
bulabilirsiniz.Çek Cumhuriyeti, Pilsen biraya isim veren “Plzeň” ve Budweis’a
ismini veren “České Budějovice” gibi iki şehre sahip bir bira cenneti. Aslında
yeterli vakti olan ziyaretçiler Prag’ın 90 km kadar güneybatısında yer alan
Plzeň şehrini ve buradaki bira fabrikalarını ziyaret edebilirler.
Bu içeceğin önemi sadece Çeklerin
birayı çok sevmesinden değil, aynı zamanda fiyatından kaynaklanmaktadır, yarım
litrelik bira , bir şişe sodadan veya bir fincan kahveden daha ucuzdur. Krusovice Dark Beer : Önerilir..Mide de
dolgunluk ya da şişme yapmaz..En tanınan
markalar Plzensky Prazdroj (Pilsner Urquell) ve Budejovicky Budvar
(Budweiser) adlı markalardır, ancak Gambrinus, Krusovice, Radegast,
Velkopopovický kozel veya Staropramen , Bernard , Starobrno ,Velkopopovický
Kozel, Svijany'de en az bunlar kadar iyidir. Genellikle, cerne pivo (koyu renk bira) tatlıyken, svetle pivo (açık, altın renkli bira) daha
acıdır..Çek biraları dünyaca ünlüdür (
pivo ).Ünlü üreticiler Prag’dadır.Mümkünse fıçı bira tercih
edilmelidir.Şarap üretimi de iyidir. Ayrıca aklıma gelmişken söyleyeyeim
Mattoni ve Dobra maden sularıyla ünlü iki büyük devdir:) bir araştırın
isterseniz.
CAFE
RESTORANTLAR
Tabiki En
Meşhurları:
Prag’daki kafe kültürü on dokuzuncu
yüzyılda zirveye çıkmış ve 1930’lı yıllarda kafe barlar yazarların,
aktivistlerin, muhalefet üyelerinin, gazetecilerin ve sanatçıların buluştuğu
bir yer haline gelmişti. Bu kafelerin birçoğu İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra
ortadan kalkmıştı, ancak yaklaşık altı tanesi hala faaliyette devam ediyor veya
tekrar restore edilerek açıldı.Büyük meydanlarda yürümek ve keşfetmek sizi
bazen o kadar yorabilirki bazen kendinize zaman ayırıp küçük molalar vermek
isteyebilirsiniz.
İşte size mola için tercih
edilebilecek birkaç ünlü adres:
Café
Imperial Örendiğim kadarıyla bu kafe 1914 yılında
açılmış ve 2007 yılında tamamen restore edilmiş.İçeri girince mimari beni
büyüledi. Tavan ve duvarları benzersiz mozaikler, fayanslar, kabartma rölyefler
ve kabartma paneller ve bunları çevreleyen bronz süslemeler ve koridor
lambalarıyla yeni sanat akımının muhteşem bir örnekleri sanki.. Ben buranın bir
de kahvesini çok beğendim.duyduğum kadarıyla akşam kokteylleri veriliyormuş bir
de komik gelicek belki ama menüde günün her anı Amerikan ve İngiliz kahvaltısı
ile birlikte çılbır bulunuyormuş.
Şimdi gel gelelim ikinci adrese
Café Savoy
pırıl
pırıl mis gibi bir mekan 1893 yılında yapılmış kafe ışıl ışıl
şamdanlarla donatılı süslü parlak tavanı ve her birisi bu estetiğe uygun
kırmızı kravat ve yelekler giyinmiş personeli ile parıl parıl göz almaktadır.
Kafede lezzetli kahve ve sıcak çikolata ile birlikte, geniş bir şarap seçeneği
sunulmaktadır
Buralar biraz tuzlu gelebilir
isterseniz yine köklü ama daha az cep yakan başkabir adrese yönlendireyim sizi:
Kavárna
Slavia( Ünlüler Mekanı Franz
Kafka ve Rainer Maria Rilke müdavimiydi ) Bu kafe Prag’ın eski kafeleri arasında en
çok bilinenidir .İç mimarideki renk ahengi şahane, akik ve kiraz kestanesi
rengi ile birlikte, kireç taşı kaplı parlak masaları ve nehre bakan büyük
pencereleri ile art deco ihtişamına sahipt. Bu kafe yirminci yüzyılın başından
bu yana edebiyat ile ilgilenenlerin toplantı yeri olarak kullanılması ile ün
salmıştır .Öğrendiğim kadarıyla Franz Kafka ve Rainer Maria Rilke burada çok
zaman geçirmiş ve 1970 ve 1980’lerde Václav Havel ve diğer muhalifler
tarafından sıklıkla ziyaret edildiği anlatılıyor.
baktınız ki hiçbiri olmuyor orta
direk hesabı temiz başka bir adres sorarsanız buyrun yeniönerim:
Malostranské
náměstí .Hem restorant hem kafe! (alt - giriş katı
bulunur) Manzarası da iyi !Cadde ve meydana bakmakta..Fiatlar da uygun.. Dana
eti , kuvör , içecek ,salata ile 1 kişi servis ücreti dahil 700 Czk dolayında
(bahşiş dahil) hesap ödemiştim. ..değerlendirmem ( ben buraya 10 üzerinden 5
veririyorum )..
Restorantları da anlattığımıza göre
artık haçbir eksiğiniz kalmadı.Yani Prag'ı tekbaşınıza yabancı dil biliyorsanız
çok rahat gezebilirsiniz artık.Madem iyi kötü tanıdık kentimizi öyleyse bana o
zaman müsade.Ne de olsa keyifli bir gezinin püf noktası karşınızdakini fazla
sıkmamaktır.
Eh o zaman artık yazıya burda son verelim isterseniz.Söylenecek o kadar çok
şey var ki bir seferde herşey paylaşmak çok zor.Bu yüzden en güzeli atlayıp gitmek diyorum kesinlikle!
Mümkünse mevsim ne çok sıcak ne de çok soğuk olsun derim
Belli mi olur bir bakarsınız bir gün bu gezide yollarımız kesişivermiş,
kimbilir! En güzel dileklerimle şimdilik yazımı burda sonlandırıyorum.
Bir sonraki gezide buluşmak üzere
esen kalın.
Cengiz
ÖZTÜRK
Profesyonel Turist Rehberi
http://www.profesyonelrehberlik.com/?Syf=26&Syz=409476&/Turist-Rehberi-Cengiz-%C3%96zt%C3%BCrk
Etiketler:
Cengiz ÖZtürk,
Çek Cumhuriyeti,
dünya turu,
Koca Ayak,
Nothing Only Hits,
orta avrupa,
Prag,
profesyonel rehberlik,
Since 2003,
www.profesyonelrehberlik.com
Yer:
Çek Cumhuriyeti
Kaydol:
Yorumlar (Atom)